RANDEVU ALIN
ERKEK TİPİ SAÇ DÖKÜLMESİ TEDAVİSİ
12 Ekim 2022
ERKEK TİPİ SAÇ DÖKÜLMESİ TEDAVİSİ
OKUNMA : 213

Erkeklerde görülen kellik probleminin en önemli nedeni Androgenetik Alopecia yada Türkçe karşılığı
ile ırsi, ailesel yada genetik olarak bilinmektedir.Etkisi sadece erkeklerle sınırlı olmayıp, aynı zamanda
kadınlarda da %20-%30 düzeyinde görülmektedir. Bu nedenle halk arasında erkek tipi saç dökülmesi
olarak da bilinmektedir. Geç kalınmadan önlem aldığınızda çözümü en kolay dökülme tipidir.
Androgenetik dökülmede sorunun kaynağı erkeklik hormonu testosteron ile alakalı olup, androgen
grubundan bir tür steroid hormon olan testosteron erkeklerin testis, dişilerin ise yumurtalıklarında
üretilir. Erkeklerde kadınlara göre 50-60 kat daha fazla görüldüğü için erkeklik hormonu olarak
bilinmektedir. Sorunun asıl kaynağı kaynağı Alfa-5 redüktaz enziminin testosteronu DHT dediğimiz
Dihidrotestosterona dönüştürmesidir. DHT ise kıl köklerine zarar vererek aşama aşama saçların
kalitesini azaltarak dökülmesi ve kıl köklerinin yaşam sürecinin azalmasına neden olur. Bir noktadan
sonra ise kıl kökü tamamen etkisiz hale gelerek kellik problemine neden olmaktadır.
Özellikle anne yada baba gibi birinci derece aile bireylerinde dökülme yada kellik olması çocukları da
aynı risk ile karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle anne yada babasında bu şekilde sorun olan
gençler daha dikkatli olmalıdır.
Genetik dökülmenin başlangıcı genelde 16-20 yaşları arasında başlamaktadır. Tabii ki ilerleyen
yaşlarda da görülmektedir. Ama sorunun büyük bir bölümü ergenlik sonrası ve 20’li yaşlarda
görüldüğü tespit edilmiştir.
Genetik saç dökülmesi aslında çözümü mümkün olduğu gibi önlenmesi kolay bir sorundur. Sorunu
anlamak ve önlem almak için ciddi bir zamanımız bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse dökülme
başlangıcı ile kellik probleminin ortaya çıkması arasında 5-10 yıllık zaman bulunmaktadır. Bu süreçte
kişi önlem alıp, bilimsel çözüm yollarının uygulandığında saç dökülmesinin önüne geçmesede kelliği
engelleyebilecektir.
Erkek tipi dökülme belirtilerine baktığımızda ilk olarak saçlarda kalite kaybı karşımıza çıkmaktadır.
Bunu saçların uzama hızında yavaşlama takip edecektir. Saçların donuk mat bir görünüme bürünmesi
parlaklığını yitirmesiyle süreç başlamış demektir.
Öncelikle her dökülen kıllar saç dökülmesi anlamına gelmez. Çünkü sağlıklı bir saç derisinde 140 ile
220 bin arasında kıl bulunmaktadır. Bunların %10’luk kısmı yenilenme süreci kapsamında günlük 70-
80 kıla kadar dökülerek yeniden çıkmaktadır. Tabii ki bu durum saçlarda seyrelme gibi dikkat çekici bir
soruna neden olmaz. Bu durum insan hayatı boyunca 8-10 defa tekrarlamaktadır. Bu değişim süreci
sağlıklı saçlarda 2-10 yıl iken dökülmeye başlayan sağlıksız saçlarda ise 3-4 aya düşebilmektedir.
Yaşadığımız sorunun dökülme yada saçların fizyolojik olarak yenilenmesi mi anlamak için avucumuz
ile saçları tutup çok sert olmayacak şekilde çekelim. Avucumuzda kıl kalmıyorsa sorun yok demektir.
Fakat her defasında avucumuzda bir kaç tane kıl kalıyorsa saç dökülmesi problemi yaşadığınız
anlamına gelir.
Erkek tipi saç dökülmenin (seyrelmenin) olduğu bölgeler 2 nokta karşımıza çıkmaktadır. Alın
çizgisinde geriye doğru açılma yada tepe bölgesi dediğimiz vertex noktasında büyüyen bir yuvarlak
dikkat çekmektedir. Bazı insanlarda ise alın çizgisi ve vertex bölgesinde aynı anda açılma görülür.
Kellik problemi yaşayan insanların ense ve yanlarında saçlar olduğu gibi durmaktadır. Çünkü ense ve

yanlarda bulunan kıllar genetik dökülmeye karşı korunaklıdır. Dökülme saçın her yerinde oluyor ise
Alopecia Totalis dediğimiz saçkıranın bir türü olabilir.
Dökülmenin nedeni ve tipini öğrenmek için doktora muayene olmak gerekmektedir. Saç ve saçlı deri
analizi ile saç dökülmesi sebeplerini araştırmak altta yatan problemleri ortaya çıkarmak her bir
hastaya özel faktörlerin ele alınması ve değerlendirilmesi sonucunda dünya genelinde etkinliği
ıspatlanmış etken madde içeren ürünler , PUVA , PRP ve mezoterapi dahil bir çok alternatif ve
modern tedavi yöntemlerini multidisipliner bir yaklaşımla hastalara sunmaktadır.

Yorum bırakın
TÜM YORUMLAR (0)
Henüz yorum eklenmemiş